Gazeteler

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 1

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 1

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 2

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 2

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 3

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 3

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 4

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 4

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 5

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 5

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 6

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 6

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 7

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 7

  • Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 8

    Yıl 6 - Sayı 304 - Sayfa 8

44 YILDIR UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ MESLEĞİNİ YAŞATIYOR

  • 0 Yorum
  • 03.10.2022
  • 46 Okunma
  • Umut

44 YILDIR UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ MESLEĞİNİ YAŞATIYOR

Bir zamanlar itibarlı meslekler arasında yer alan saat tamirciliği, teknolojinin gelişmesiyle yok olmaya yüz tutan meslekler arasında yerini almaya başladı. Mesleğe 1978 yılında başlayıp 44 yıllık saatçi olan Hali Çal, akıllı telefonlar çıktığından beri saatçilik mesleğinin unutulmaya yüz tuttuğunu, çıraklık, kalfalık ve ustalık kavramlarının bugün unutulmuş durumda olduğunu söyledi.

HABER / GÜLSEN KAYA

1963 Gülnar Bozağaç Mahallesinde doğan ve bir dönem Gülnar’da Akdeniz Mahalle Muhtarlığı da yapan Halil Çal saatçilik mesleğine bir tesadüf üzerine 1978 yılında çırak olarak başladı. Askere gidip geldikten sonra 1986 yılında Gülnar’da Emek Saat olarak kendi iş yerini açtığını ifade eden Çal; “ Mesleğe 15 yaşında tesadüfen başladım.  Saatimin burma kolu kırılmıştı. Onu yaptırmak için gittiğim saatçide, o zamanlarda burada bir radyocu arkadaş vardı. Radyocu arkadaşla ustamın sohbetini dinlerken sohbet arasında radyocu arkadaşın ustama; ‘Bu çocuğu yanına çırak olarak al’ demesi üzerine başladığım mesleğime hala devam etmekteyim. Pek çok insanın dükkânında çalışarak sırasıyla çıraklık, kalfalık ve ustalık derecelerini geçtim. Bu saydığım kavramlar bugün unutulmuş durumda” dedi.

“SAAT USTASI OLMAK; SABIR USTASI OLMAK”

Bu meslekte ustalığın yılların getirdiği deneyim, yetenek ve mesleğe duyulan sevgi ile olduğunu söyleyen Halil Çal sözlerine şöyle devam etti.

“Saat ustası olmak, sabır ustası olmak demektir. Saat, zamanı eşit parçalara bölerek onu algılamamızı sağlayan bir araçtır. Saatçilikse bu hem bu aletleri üretme hem de onarma işidir. Saatçilik çok keyifli bir uğraştır, tıpkı bir bulmaca çözer gibi beyin jimnastiği yaptırır insana. Bu yüzden saat işini yaparken zorluklar beni hiç rahatsız etmedi, hep keyif aldım.”

“ARTIK SAATÇİLİK MESLEĞİ UNUTULMAYA YÜZ TUTMUŞ DURUMDA”

Ancak dijital saatlerin ve cep telefonlarının çıkmasıyla mesleklerinin büyük ölçüde darbe aldığını belirten Çal; “ Eskiden Gülnar’da 5 tane saatçi vardı. Şu anda hepsi mesleği bıraktı. Artık saatçilik mesleği unutulmaya yüz tutmuş durumda. Saat satan arkadaşlarımız var, ama tamircilik, ustalık konusunda benden başka kimse yok. Bende bıraksam Gülnar’da saat tamiri üzerine kimse yok. Saatçilik mesleğini öğrenmek isteyenlerde yok artık.”

SON EMEKTARLARIMIZ

Çal; “Artık gençlerin bu tip mesleklere rağbet göstermiyor ve saatçilik mesleği yavaş yavaş ölmeye başlıyor. Bazen köyden gelen arkadaşlarıma yanıma çırak almak istiyorum bu mesleği benden sonra devam ettirsin diyorum. Ama gençlerimiz ve aileler artık böyle düşünmüyor. Gençlerin meslek sahibi olmaktan çok okuyup memur olayım gibi düşünceleri olduğundan dolayı, yetiştirecek eleman bulamıyoruz bizler bu mesleğin son emektarlarıyız. Mesleğimizin sürmesini çok isteriz fakat gençlerimizden talep yok” diyerek yakındı.

 

“SESİMİZİ DUYURABİLECEĞİMİZ KİMSE YOK”

Ekonomik açıdan çok zor zamanlar geçirdiğimiz bugünlerde dertlerini de anlatacakları kimsenin de olmadığını belirten Halil Çal; “Zaten ülke olarak ekonomik açıdan çok zamanlardan geçiyoruz. Biz Gülnarlıyız ve her şeyimizi kendimiz üretirdik. Şimdilerde üretmeyi geçtim, bir markete gittiğimizde eskiden 2liraya aldığımız ürünler 15 liradan aşağı değil ve son kullanma tarihine bile bakmıyoruz aldığımız şeylerin, hangisinin fiyatı daha ucuz ise onu alır olduk. Esnaf olarak ta vatandaş olarak ta çok zor durumdayız. Sesimizi duyurabileceğimiz kimse yok.

Eskiden her dönem Gülnar’da 3 ya da 4 vekil çıkartırdık. Ankara Gülnar’dan yönetilir derlerdi. Şimdi ise hangi siyasi parti olursa olsun yöneticiler de, siyasi parti ilçe başkanları da hep çocuk. Gidipte yanlarına derdim şu deme şansımız yok. Gülnar’da yıllardan beri yaşıyorum ve hiçbir zaman bu kadar kötü olmamıştı. Dediğim gibi artık burada esnafa ve vatandaşa hiçbir siyasi partiden sorunlarımıza çözüm üretebilecek bir merci yok. Şimdi Gülnar’dan bir vekil adayımız olsa çıkartamayız. Gülnar’da unutulmaya yüz tutmuş durumda artık” diye konuştu.

0 Yorum

    Şu anda Hiç yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yazın