Gazeteler

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 1

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 1

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 2

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 2

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 3

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 3

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 4

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 4

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 5

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 5

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 6

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 6

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 7

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 7

  • Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 8

    Yıl 6 - Sayı 295 - Sayfa 8

kilikya maraton

BİRLİKTE İSTEYİP TE BAŞARAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEY YOK!

  • 0 Yorum
  • 15.06.2022
  • 79 Okunma
  • Umut

BİRLİKTE İSTEYİP TE BAŞARAMAYACAĞIMIZ HİÇBİR ŞEY YOK!

Gülnar Çukurasma Mahallesi’nde dünyaya gelen anne ve baba çiftçilikle uğraşan 8 kız çocuğundan biri olan Mali Müşavir Nuray Çamlık, Gülnar’ın kaderinin, ancak birlik olup mücadele ettikleri, Gülnar halkı olarak üretilen projelere sahip çıkıldığı taktirde değişeceğini söyledi.

HABER / GÜLSEN KAYA

Babasının 8  kız çocuğunun 8’ini de okuttuğunu ve o zamanlarda okumanın çok zor şartlar altında olduğunu söyleyen Nuray Çamlık; “En büyük ablam 1966 doğumlu. O dönemlerde bile neredeyse erkek çocuklarını bile okula göndermezlermiş. Ama rahmetli babam çocuklarımı okutacağım cahil bırakmayacağım demiş. 8 kız çocuğunun hepsini de okuttu Allah razı olsun babamdan. Çok zorluk çektik okurken. Günümüz şartları gibi değildi o dönemlerde. Okul servisleri yoktu, ilçeye gelip gitmek çok zordu. İlk okul açıldığında Eylül ayından itibaren o zor kış şartlarında 7-8 km lik yolu sabahın erken saatlerinde kalkar koştura koştura okula gelir derse girerdik. Öylen okulda şimdiki kantin veya yemek diye bir şey yoktu. Ya annemin kattığı beslenmeyle yada fırından aldığımız yarım ekmekle karnımızı doyurur akşam okul bitince de yine 7-8km yolu yine yürür evimize dönerdik. Dershane yoktu o zamanlar bizler o şekilde okuduk. Şimdi ise çocuklarımız daha şanslı. Benimde 2 kızım var. Onların okuyabilmesi için her türlü imkânı sunuyoruz. Öğretmense öğretmen, babaları okula götürüp okuldan alıyor altlarında özel araba, yemekse yemek. Ama onlarında internetti, telefondu onları meşgul edecek imkânları çok fazla. Bizleri meşgul edecek şeyler yoktu. Okuldan sonra bizler ya koyunun arkasına, ya ineğin arkasına ya da bağda bahçede aileye destek olma babında işler yapardık. Zaman olursa da arkadaşlarla sokakta oyunlar oynardık. Şimdiki çocuklar ama maalesef bilgisayar ortamından ve ellerindeki telefonlardan onları alamıyoruz yemeği yemeleriyle odalarına geçmeleri bir oluyor yüzlerini göremiyoruz” dedi.

“GENÇLER MAALESEF GÜLNAR’IN TERK ETTİLER”

Gülnar’da ilk bayan Mali Müşavir olan mesleğinin çok zor bir meslek olduğundan bahseden Çamlık; “Eşimle beraber yürütüyoruz. İlçemiz için eşim bir dönem Ak Parti İlçe Başkanlığı yaptı. O dönemin bakanları ve vekilleriyle beraber elinden geldiği kadar çalıştı ve bazı yatırımlar yapıldı Gülnar’a.  Daha sonra pandemiyle ilçemiz bir tık daha geriye gitti ve şuandan beklediğimiz yatırımları alamıyoruz. Bizim dönemimizde 50 bin 60 bin nüfuslu iken şuanda Gülnar nüfusu her geçen gün azalıyor ve özellikle genç nesil gidiyor. Köylere baktığımda kooperatiflerin genel kurullarına gittiğimde, özellikle sulama kooperatiflerinin genel kurullarına gittiğimizde neredeyse bir tane genç nesil göremiyorum. 50-60 yaş grubu insanlar oluyor. Kendi çapında küçük bahçelerle üretim yapmaya çalışıyorlar. Gençler maalesef Gülnar’ı terk ettiler.  Gülnarla ilgili hem tarımda olsun hem hayvancılıkta olsun planlı proğramlı bir yatırım yapan kimse yok. Belki de imkanları yoktur, çünkü bunun için bir sermaye gerekiyor. Gençlerde kendilerince haklı nedenle ilçeyi terk ediyor. Ama umudumuz var mı var. Ben biraz Polyanacıyım, her şeye iyimser yaklaşan biriyim. Hayatta kendime belli hedefler koyuyorum ve onu bir şekilde elde etmeye çalışıyorum. İnsanoğlu amacına ve emellerine ulaşabiliyor. Yeter ki kararlı ve mücadeleci olalım” diye konuştu.

“BERABER OLUP BİRLİK OLUP ÇALIŞTIKTAN ÜRETTİKTEN SONRA BİZ GÜLNARLILARIN BAŞARAMAYACAĞIMIZ BİR ŞEY YOK”

Toprağı çok sevdiğini söyleyen Çamlık; “Daha önceki işyerim Mersin’de idi. Eşim Fatih öğretmendi. Eşimle nişanlandıktan sonra Gülnar’da toprağımız ve ailemiz var diye, eşim de öğretmenlikten istifa etti ve Gülnar’a geldik.  Babamda kalma biraz bağımız ve ceviz bahçemiz var. Şimdi 20 dönüm kadar yeni bir badem bahçesi yapıyoruz. Ben seviyorum toprakla uğraşmayı, bir şeyler yetiştirip üretip milli ekonomiye katkı sağlamayı. Başaramayacağımız bir şey yok dediğim gibi yeter ki mücadele edip çalışalım. O sebepten Gülnar için de ümitliyim. Beraber olup birlik olup çalıştıktan ürettikten sonra biz Gülnarlıların da başaramayacağımız bir şey yok diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı. 

“BAYANLAR EVLİLİĞİ BİR KAÇIŞ YOLU OLARAK GÖRMESİNLER”

Mersin’de lise biter bitmez ilk Selami Baycan’ın yanında çalışmaya başladığını, hedefinde ve hayalinde hep başarılı bir iş kadını olmak olduğunu söyleyen Çamlık; “ Şimdi yanımda çalışan elemanlarıma da aynı şeyleri söylüyorum. Kızım bakın kendinize hep bir hedef koyun, hiçbir zaman içinde hedeflerinizi küçük koymayın, burası sizin kendi işyeriniz burayı eninde sonunda devredeceğim, o şekilde görürseniz birlikte başarır birlikte kazanırız. Mücadelenizi ona göre verin. Bir asgari ücreti nasıl olsa kazanırsınız ama işi öğrenmek meslek edinmek adına mücadele ederseniz siz kazanırsınız diyorum. Ama bütün elemanlarım evlenip evlenip gitti. Tam işi öğreniyorlar 4-5 yıl sonra evlenip gidiyorlar. Yıllardır bir mali müşavir yetiştiremedim Gülnar’da. Özellikle bayanlar evliliği bir kaçış, kurtuluş yolu olarak görüyorlar ve bence kolayı seçiyorlar” diye konuştu.

“GÜLNAR ÇOK KOZMOPOLİTİK”

Daha önceden AK Parti ilçe Başkanlığında Halkla İlişkiler Başkanlığında bulunan,  sonra Ayhan Aksekili ve Ramazan Sarıtaş’ın aday gösterildiği dönemde bende Gülnar’dan ilk kadın İlçe Başkanı olarak Ankara’ya çağrılan Nuray Çamlık sözlerine şöyle devam etti: “AK Parti İstanbul Milletvekili Ekrem Erdem hatta bana Gülnar’da böyle biri varken biz niye ilçe başkanı arıyoruz demişti. O gün saat 3’e kadar bizim adayımız sensin dediler ve sonra tekrardan aşırı bir baskı geldiğini,  Gülnar’ın bir bayan İlçe Başkanını kaldıramayacağını söylediler. Gülnar’da o zaman delegeler tarafından Ayhan Aksekili AK Parti İlçe Başkanı seçildi daha sonrada ilçe başkanlığını Ayhan beyden alıp eşim Fatih Çamlık’a verdiler.  Gülnar’da siyaset yapılır mı diye sorsanız, Gülnar çok kozmopolitik. Bir grup oluşmuş burada. Öyle bir grup ki bu yapılaşma ihaleci, Gülnar küçük olsun ama bizim olsun. Başkaları hiç müdahil olmasın biz bu şekilde idare edelim diyen bir grup bu. Yani şuandaki yönetim gibi. İşte bu şekilde de hiç Gülnar gelişmiyor.

GÜLNAR PROJE TAKİPSİZLİĞİNDEN, BÜYÜK YATIRIMLARDAN OLDU

Fatih Çamlık’ın döneminde kaymakamın arabası bile olmadığından bahseden Çamlık; “Türkiye’de 2 tane araba ayrılmıştı o dönemde Bakan Lütfi Elvan’a Fatih bey, ‘Kaymakamımızın arabası bile yok eğer sen bir araç tahsis ettiremeyeceksen ben altımdaki cipimi tahsis edeceğim kaymakam beye ayıp’ demişti. Onun üzerine kaymakama o iki araçtan biri tahsis edilmişti.  Adliye Sarayını ve Hükümet Konağını yatırıma aldırtmıştı. Aydındık yolunun belli bir bölümü bitmişti, hastane yeni yerine taşındı, Çukurasma Mahallesine bir ilköğretim ortaöğretim yapıldı, ambulanslar yenilendi, hastane kadrosu tamamlanmak üzereydi. Bunun yanında Aydın Üniversitesi Vektörü Aydın Durmuş hocayla görüşüyorduk. Aydın hocam Gülnar’a geldi birkaç defa ve bize “Buraya araştırma enstitüsü kurmak istiyorum enerji alanında. Bizim üniversitemizin parası var sadece burada bana hazineden ya da ormandan 15-20 dönüm yer tahsis edin yeter. Büyük bir yatırım yapacağım ve buraya dünyanın her ülkesinden hocalar ve öğrenciler gelecek. İkinci nükleerimizi benim Gülnar’da yetiştirdiğim öğrenciler yapacak” demişti. Bu Türkiye’nin ve Gülnar’ın kaderini değiştirecekti.  Düşünün ki, Aydın hoca Almanya’da yetişmiş, babası Almanya’da işçiymiş ve evlerinin hemen yanında nükleer santral varmış. Gülnar’da insanlar nükleer santrale o zaman çok karşılardı ve nükleer santral yapılırsa hepimiz radyasyona maruz kalacağız düşüncesi vardı. Aydın hocayı Gülnar’a davet edip misafir ettiğimizde insanlarımızın kafasındaki o düşünceler dağıldı. Gerekli yazışmalar ve onaylar alınmıştı, ama maalesef bu projenin arkasında duran ve takip eden olmadı biz gittikten sonra. Bizim buna benzer o kadar güzel projelerimiz vardı ki; hatta eşim Fatih TOKİ’nin buraya gelmesi için haftalarca Ankara’ya gitti geldi. Engelliyorlardı ve sık sık sorun oluyordu. Bizimle dalga bile geçmişlerdi. O dönemin kaymakamı İsmail Pendik, Ahmet Günel, Selami Bağca, Yüksel Çelik biz TOKİ’yi buraya getireceğiz dediğimizde ‘biz çok uğraştık getiremedik sizde getiremezsiniz’ diyerek alay etmişlerdi. İlk etapta talep çoğunluğu oluşturamadık, kaymakam bey ilgilenmedi ve proje neredeyse iptal olacaktı. Kaymakamlıktan projeyi aldım ve insanlara birebir başvuru yaptırdım. Talebi oluşturduktan sonra çok daha fazla talep oluşturduk. Ama yine takipsizlikten yapılması çok geç oldu. Bu da yine bir Gülnar’ın kadersizliği. Hala daha bir sorun olduğunda insanlar biz arıyorlar ve onlarla ilgilenilmiyor. Ben burada yardımım dokunacağı herkese elimden geleni yapıyorum yaparım da” dedi.

“BİZİM İNSANIMIZ BİREYSEL BAZDA DÜŞÜNÜYORLAR YA DA HAKLININ YANINDA DURAMIYORLAR”

Gülnar’da tekrar aklımızdaki projeleri gerçekleştirmek için siyaseti düşünür müsün derseniz kendimde o gücü bulamıyorum. Artık çocuklarıma vakit ayırmak istiyorum. Siyasetle uğraşırken en çok çocuklarıma zarar verdiğim kanaatine vardım. Çünkü o kadar çok mücadele ediyorsunuz ki Gülnar’a hizmet için, bizim insanımız bireysel bazda düşünüyorlar ya da haklının yanında duramıyorlar. Siyasetle nemalanan bir yapım olmadığı için madem insanları memnun edemiyorum veya ben haksızım madem deyip geri çekilmek zorunda kaldık. Gülnar’da tek ürettiğimiz şey bolca laf, dedikodu. İnsanlar arka plandaki o üç beş kişiyi göremiyor, yani dönen dolapları göremiyor. En başta da dediğim gibi o sacayağı derler ya, öyle bir şey kurmuşlar ki her yerde sadece hep kendilerine akıyor. Seni yıpratmak içinde her türlü şeye başvurabiliyorlar. Bizim insanlarımızda cahil ve kullanılmaya müsait oldukları için kendilerini kullandırttılar. Arka planda farklı kişiler, oynayanlar farklı kişiler. Bu da bizi üzüyor. O nedenle siyasetten soğudum artık.

Son olarak Gülnarlı bayanlara sesleniyorum. Hayatta her şeyi güzelleştirmek te çirkinleştirmek te kendi ellerinde. Eşim bana çiçek verecekmiş gül verecekmiş diye beklemem, çiçeklerimi kendim yetiştiririm. Gülnarlı bayanlarda mücadeleci olsunlar. Biz kadınların isteyip te başaramayacağımız hiçbir şey yok gerçekten.

0 Yorum

    Şu anda Hiç yorum bulunmamaktadır.

Yorum Yazın